Etiket arşivi: kagıthane tabela

Tabela Nedir? Nasıl Yapılır?

Ticaretin, küçük yerleşim birimlerinde gelişip, isim yapmaya ve markalaşmaya başladığı zamanlarda, sanayi devrimleri ve dünya çapında ticari yaşamların ortaya çıkması ilk tabelaların oluşumunu sağlamıştır.

Firmaların, kendilerini, hem ticari piyasada, hem tüketicileri arasında, tanınmasını sağlamak amacıyla işletmelerine verdikleri isimleri, cam, metal, plastik, ahşap ve buna benzer düz satıhlı yüzeylere yazarak, işletmelerin üstüne, girişine ve görünür noktalara astıkları materyallere genel anlamda tabela denir.

Eskiden tabelacılık tamamıyla bir sanatçılık gerektirirdi, fırça tutmasını bilmek, lastik toplu oklavayı kullanabilmek, hafızanızda birçok font ve karakteri saklayabilmek, yıllarca bu işin tozunu yutmak, sonra bunları önünüze koyduğunuz materyal üzerine, boya ile uygulayabilmek gerekirdi. Kısacası tabelacılık, bir el sanatıydı.

Bildiğiniz üzere, birçok el sanatı yok olmakla kalmamış, unutulmuştur, bunlar sadece anılarda kalmıştır, tarihte çok önemli olan el sanatları, artık kimse tarafından bilinmemekte, hatırlanmamaktadır.

Eskiden tabelacı diye adlandırılan insanlar ve esnaflar, kendi başına bir dünya gibiydi. Onların ticari hayatlarda, inanılmaz bir değeri ve ayrıcalığı vardı. O dönemlerde tabela işi ile uğraşanlar, gerçekten işini en iyi şekilde yapan insanlardı. Öyle ki, Antep�en İstanbul�, İzmir�en Trabzon� kadar iş ağları geniş olanları vardı. Ülkenin en ünlü markaları, bu ustaları nerede olsa bulur ve işlerini onlara yaptırırlardı. Kısacası, eskiden tabelacılık, gerçekten de marka olmak demekti. Bir tabela ustasının yanında işe girebilmek, bildiklerini öğrenebilmek için neredeyse peygamber sabrı  gerekirdi.

Çünkü ustalar, son derece kaprisli, çekilmez ve dırdırı eksik olmayan insanlardı. Bunu çok abes karşılamayınız lütfen, çünkü onlar, şu an teknolojinin nimetlerinden faydalanarak yaptığınız ve birçok makinenin kombine olarak çalışıp ürettiği ürünleri, elleriyle, beyinleriyle, bilgi ve becerileriyle üretecek kadar kabiliyetli, marifetli insanlardı. Durum böyle olunca, her sanatçıda olan kaprisler bu ustalarda da her zaman vardı.

Kaybolan el sanatları ve mesleklerin tersine, tabelacılık, yaşayan el sanatlarından bir tanesidir. Bunun sebebi, insanların ticari bir yaşamı, yaşamak zorunda oluşudur ve ticari yaşamın içerisinde tabela, ilkler arasında yer almaktadır. Üstelik bunun farkında olan teknoloji, bu sanat üzerinde yoğun bir şekilde çalışmış, geliştirmiş ve artık günümüzde inanılması çok güç, birçok makine, donanım ve hızlı üretim gerçekleştirebilecek yeniliklere imza atmıştır. Durum böyleyken bile, tabelacıyım diyen bir insanın, mutlaka el becerisine sahip olması gerekmektedir.

Yazımızın buraya kadar olan bölümünde, kısaca tabelanın geçmiş tarihten bu güne kadar olan serüvenine değinmeye çalıştım, o zaman şimdi, tabela nelerden yapılır, bir tabela nasıl yapılır, tabelada dikkat etmemiz gereken noktalar nelerdir, birtabelanın grafik tasarımı nasıl olmalıdır gibi sorulara, yanıtlar bulmaya çalışalım.

Tabela nelerden yapılır;
Günümüzde tabela, üretimi konusunda, ürün yelpazesi olarak çok genişlemiş ve öylesine çeşitlilik kazanmıştır ki, şu malzemeden yapılır dediğim zaman, hayır, şu malzemeden de yapılır diyeceğinizi duyar gibiyim. O yüzden, ben genel anlamda nelerden yapılabileceğini anlatmaya çalışacağım.

Metal, ahşap, cam, sert plastik, tabelanın ana malzemelerini oluşturan maddelerdir. Bunları tek başlarına kullanabileceğimiz gibi, kombine bir şekilde de kullanabiliriz. Bu örneklerin birçoğunu, yollarda, caddelerde görmüş veya bizzat kendiniz de yapmış olabilirsiniz. 

Tabelalar bilindiği gibi, sürekli dışarıda ve dış hava şartlarına maruz kalan çalışmalardır. Kapalı alanlarda kullanılacak veya dış hava şartlarına maruz kalmayacak olan çalışmalarda, daha hassas malzemeler kullanılabilir fakat dışarıda kullanılacak bir tabelada, kesinlikle çok dayanıklı malzemeler, boyalar ve tabela ürünleri tercih edilmelidir.

Tabelaları kendi içerisinde çeşitli kategorilere ayırabiliriz. 

Işıklı tabela,
Işıksız tabela,
Yol tabelası,
Totem tabela
Neon tabela,
Elektronik tabela,

Yukarıda saydıklarımız, genel anlamda, tabela çeşitleridir ve bilinenlerdir. Bunlara eklenebilecek çeşitler mutlaka vardır ama genel anlamda bu isimlerle sıralanırlar.

Işıklı tabela (İçeriden aydınlatmalı)

Bütün tabela işi ile uğraşanlar bilirler, ışıklı tabela imalatında, plexiglas veya bir değişik ismiyle mika, tabelacıların en çok kullandığı malzemelerdendir. Hem dayanıklı, hem çok iyi ışık geçiren ürünlerdendir, ışık geçirgenliğinin yanı sıra, almış olduğu ışığı zemine tümüyle yayabilen bir özelliğe sahiptir.

Plexiglas, ilk zamanlar, tüm ışıklı tabelalarda olmazsa olmazlardandı, ancak sonraki dönemlerde, polikarbonat diye adlandırılan, oluklu plastik malzemeler piyasaya girmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Bu malzemenin tercih edilmesindeki sebeplerin başında, metraj olarak uzun oluşu, ilk sırayı almaktadır, ikincisi ise, plexiglas malzemeye göre oldukça ekonomik oluşudur. 

Avrupa�a çatı kaplama ve tente sistemlerinde kullanılan bu malzemeler, Türkiye�e ışıklı tabela sistemlerinde yoğun bir şekilde kullanılmış ve halen kullanılmaktadır. 

İyi bir tabelacı polikarbonat tabela yapımından kaçınandır. Çünkü polikarbonat levhalar olukludur ve bu oluklara zamanla toz zerrecikleri dolmaktadır. Ayrıca polikarbonat levhalar, güneş ışınına karşı, çok dayanıklı bir malzeme değildir, dayanıklı olanları zaten ülkemize giriş yapmamaktadır. Bu yüzden bir zamanlar, birçok tabelacı tercih etmiş olsa da, günümüzde eskisi kadar rağbet edilmeyen bir malzemedir.

Plexiglas malzemelerin en büyüğü 1,25cm X 2,40cm gibi ebatlarda olurken, polikarbonat levhalar 2.10cm X 6mt gibi bir uzunluğa ve genişliğe sahiptirler. 

Plexiglas malzemeler, polikarbonat levhalara göre çok daha dayanıklı ve kullanışlıdır. Bu malzemeler, dış hava şartlarında, yirmi yıla kadar kendisini muhafaza etmeyi başaracak sağlamlıkta ve kalitededir. Elbette ki bu malzemenin de, iyilerinin yanında, kötüleri mutlaka bulunmaktadır, malzeme alacağınız zamanlar, satın alacağınız markalar ve firmalar, piyasada kendisini kanıtlamış firmalar olmalıdır.

Plexiglas bir tabelacının ana malzemelerinden sayılır. Yapabileceği birçok tabelada, ondan faydalanması mümkündür. Zeminde plexiglas kullanarak, üzerine kutu harfleri yine aynı malzemeden üreterek, çok güzel ve gösterişli işler ortaya çıkarılabilir. Bu malzeme ile çalışmak ve değişik işler ortaya çıkarmak, tamamen tabelacının ve tasarımcının hayal gücüne bağlıdır. Özellikle renkli logo çalışmalarının uygulanacağı tabelalarda, plexiglas malzeme tabelacılar için bulunmaz bir nimettir. Tüm renkler olmasa da, birçok renkte üretimi yapılmakta ve tabela sektörünün hizmetine sunulmaktadır.

Standart ışıklı tabelalar, hazır alüminyum kasalardan imal edilmektedir. Bunlar 7cm derinlikten, 15cm derinliğe kadar (en olarak) bulunmaktadır. Boy olarak uzunlukları ise 6mt olarak standart bir şekilde tüm toptan tabela malzemesi satan işletmelerde bulunur. Düz olarak bulunabileceği gibi, çeşitli desenlerde ve şekillerde bulunabilmektedir. Renkler genelde, beyaz, siyah, kırmızı ve lacivert olarak piyasadan temin edilebilir. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde, ışıklı tabela imalatlarına örnekler vereceğim. 

Işıksız tabela;

Bu tabelalar isminden de anlaşılacağı üzere, içeriden aydınlatma sistemi olmayan çalışmalardır. Işıksız tabelalar eskiden, demir (sac) malzemelerden imal edilirken, günümüzde dekota, forex, plexiglas, alüminyum, ahşap ve daha birçok malzemeden yapılmaktadır. Forex, dekota, isimli plastik malzemelerin, çok sıcak hava koşullarında, dayanıklılık konusunda zayıf olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. 

Özellikle son yıllarda, başta billboard çalışmalarında olduğu gibi, zemine yapılan demir karkaslar üzerine, ahşap malzemeler kullanılarak (su kontrplağı, OSB gibi) malzemeler montajlan makta ve yine teknolojinin tabela sektörüne kattığı, dijital baskılı vniyl malzemeler gerilmek suretiyle imal edilmektedir. Artık günümüzde, ışıksız tabelalara, genel anlamda, germe vniyl tabelalar da diyebiliriz.

Işıksız tabela yapımında benim tüm tabelacılara önereceğim en iyi malzeme alüminyumdur. Alüminyum malzemeler, ister fırın boya sistemi ile boyanmış olsun, ister ham (boyasız) olsun, dış hava şartlarına çok daha uzun süre dayanıklıdır. 

Işıksız tabelalar, ışıklı tabelalara göre daha hesaplı olması sebebiyle, müşteriler tarafından tercih edilmektedir. Bu söylediklerim piyasa işleri için geçerli sözlerdir, normalde ışıksız bir tabela, bazen ışıklı tabeladan çok daha maliyetli bile olabilir. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde, ışıksız tabelaları yaparken nasıl uygulamalar yapabiliriz, bunlara örnekler vereceğim.

Bu bölüm içerisinde yol tabelasını da, ışıksız tabela ile birleştirebiliriz, zira aynı uygulama teknikleri ve aynı malzemeler, yol tabelaları içinde geçerlidir.

Totem tabela;

Bu tabelalar, genel anlamda çok büyük ve gösterişli tabelalardır, açık alanlarda, şehirlerarası yollarda, cadde kenarlarında, uzaktan görülebilecek yerlerde ama en çok petrol istasyonlarında ve outlet centre�erde kullanılmaktadır. 
Totemler, yine kendi içinde, ışıksız ve ışıklı totem olarak iki kısma ayrılmaktadır. Işıklı totem tabelalarda kullanılan boruların içinde, bir insanın rahatlıkla hareket edebileceğini düşünürseniz, bir totem tabelanın ne kadar büyük olduğunu anlayabilirsiniz. Günümüzde tabelacılar ve müşterileri arasında çok küçük ebatlarda yapılan yol ve kaldırım kenarı tabela çalışmalarına totem dense de, bu çok doğru bir isimlendirme değildir. 

Totemleri kendi içerisinde birkaç isimle isimlendirmek gerekirse, tek bacaklı totemler, çift bacaklı totemler, likit totemler gibi bazı isimler verebiliriz. Bunlardan likit totem ismini verdiğimiz tabela çalışmaları, genel olarak, yerden yukarıya tek gövde üzerinde yükselen, hepsi olmasa da, bir kısmı ışıklandırılan tabelalardır. 

Bu tabelalar, iç bölüme yapılan metal iskelet üzerine giydirilen, alüminyum tabakalardan imal edilir. Işıklı olacaksa, ışıklandırılacak kısma elektrik sistemi döşenir. Grafiği vektör tabanlı programlarda hazırlanır, hazırlanan grafiği, alüminyum tabakalara geçirmek için, bilgisayar sistemli metal kesiciler kullanılır, bu kesicileri, lazer ve CNC olarak sıralayabiliriz, sonra kırma ve kıvırma yerleri, makinelerde şekillendirilerek uygulama yapılır. Yerden yükseklikleri en az 3-4mt�ir. Alüminyumlara fırın boya dediğimiz sistemle boya atılır.

Görsel olarak, çok güzel sonuçlar elde edilen bu çalışmalar, orta ölçekteki işletmelerin ve daha çok şehir dışında olan veya ön cephesi (kaldırım, bahçe v.s.) müsait olan işletmelerin tercihlerindendir.

Petrol istasyonlarında kullanılan ve tek boru üzerine oturtulan totem tabela çeşitleri, genel olarak, içten aydınlatmalı tabela sistemleridir. Aynı tabelalar, içeriden aydınlatmak yerine, dışarıdan da aydınlatılabilir, bu şekil aydınlatmalar petrol istasyonları tarafında pek tercih edilmez ama bazı işletmelerin tercih sebebi de olabilir.

Bu tabelaların bacak kısmına metal boru kullanılmaktadır, bu borunun çapı en azından 90cm olmalıdır. Boru içerisine inşa edilen basamaklar sayesinde yukarıya ve aşağıya hareket edilmesi sağlanır. Üzerine koyulan tabela kısmına ise kasket denir. Hem boru içerisinde, hem kasket içerisinde bir insan rahatlıkla hareket edebilmelidir. 

Kasket ölçülerinin belli bir standardı yoktur. Yapılan çalışmaya ve müşterinin isteğine göre imal edilir fakat bir totemin, gerçekten totem tabela olarak anılabilmesi için, 6mt uzunluğunda 1,50 cm genişliğinde bir kaskete ve en azından 12mt yüksekliğinde bir bacak kısmına sahip olması gerekmektedir.

Totem tabela çalışmaları, profesyonel ekipler tarafından yapılmalıdır. Koyulacağı alanın yaz ve kış aylarındaki rüzgâr hızı, temel ölçüleri, mühendisler eşliğinde tespit edilmeli, çok iyi hesaplanmalıdır.

Yukarıda bahsettiğimiz totem tabela için 2,50cm X 2,50 genişliğinde ve derinliğinde bir temel kazısı yapılmalı, temel içine 12�ik demirlerden, inşaatlarda olduğu gibi, ızgaralar örülmelidir. Totem tabela yapımında en çok dikkat edilecek hususlardan birisi de borunun oturtulacağı ankrajdır. 

Birçok tabelacının ve ustalarının en çok hata yaptığı ve bu hatanın faturasının çok ağır ödendiği konulardan birisidir ankraj montajı. Öncelikle bilmeyen arkadaşlarımız için ankrajı açıklamak istiyorum. 

Ankraj koyacağımız boruyu, zemine bağlayacak olan ve herhangi bir şekilde totemin taşınması gerekirse, rahatlıkla söküp taşımamızı sağlayan, saplama vida sitemine denir. Ankraj sayesinde, tonlarca ağırlıkta olan totemlerin, küçükte olsa duruş ayarlarını ayarlama şansımız bulunmaktadır. Fakat bu tamamen bir ayarlama yapabileceğimiz anlamını taşımamaktadır. O yüzden, ankrajımızın ayarlamasını en ince detayına kadar hesaplamalı ve temelimizde kullanacağımız harcımızı dökmeliyiz. Harç konusunda maliyetlerden kaçınmamalı ve kesinlikle hazır beton kullanmalıyız, birçok tabelacının düştüğü yanlışlardan birisi bu olduğu için, özellikle belirtmekte fayda görüyorum.

Ankrajı doğru bir şekilde yerleştirebilmek için, temel kazımızın, her kenarına birer adet profil uzatmalı, bu profillerin duruşlarını, su terazisi ile çok dikkatli bir şekilde ayarlamalıyız. Uzattığımız profillerin tam olarak ayarlandığından emin olduktan sonra, ankrajımızın oturacağı alana iki profil daha uzatarak, ankrajımızın duruş noktasını belirlemeliyiz. 

Koyacağımız ankraj, temelden en az 10cm, en çok 15cm daha yukarıda olmalıdır. Dökülecek olan beton seviyesi ile ankrajımız arasında 3-4cm civarında bir boşluk mutlaka kalmalıdır. Bu boşluk, totem içerisinde özellikle yaz aylarındaki sıcak hava sirkülâsyonunu sağlayacak olan önlemlerden birisidir. Totem borumuzun, aşağı, yukarı ayarlamasında da bıraktığımız bu boşluktan istifade etmemiz mümkündür. 

Ankrajımızın üzerine ve kasketin (tabela kısmının) altına gelecek demirden yapılan bağlantı parçalarına flanş denir. Flanşlar, iki adet kasket altına, iki adet borunun yere gelen kısmına koyulur. Yine flanş ayarlamaları çok dikkatli bir şekilde yapılmalıdır, dört adet flanş kasket kısmına ve boruya montajlanmadan önce birleştirilir ve delikleri delinir. Flanşları tam olarak biri birlerine oturmasını sağlamak ve sonrasında oluşabilecek aksaklıkların önüne geçmek için, tek tarafından, metal kesiciler vasıtasıyla işaret koyulur ve o işarete göre hem kasket kısmına, hem boruya montajlanır. 

İşlemlerin tümünü en doğru şekilde yaptığımızdan emin olduktan sonra, bazı ustaların düştüğü hatalara düşmemek adına, ankraj saplamalarımızı, temel içerisine yerleştirdiğimiz 12�ik demirlere, küçük demir parçalarıyla kaynatmalıyız. Bu alacağımız küçük önlem, beton harcının dökümü esnasında, ankrajımızın ayarlarının bozulmaması için iyi bir önlemdir. 

Beton döküldükten hemen sonra, ankrajımızın duruşunu, su terazisi ile tekrardan kontrol etmek, olası bir yanlışlığın önüne geçmek için faydalı bir harekettir. Şayet ufak tefek bir oynama veya ayar bozukluğu var ise, beton henüz kurumadan müdahale şansımız olduğunu unutmamalıyız.

Beton kuruduktan sonra, totem tabelanın montajı için gerekli çalışmalara başlanabilir. İlk olarak borumuzun montajı yapılır. Boru bir vinç eşliğinde yerine oturtulur ve duruşu konusunda tüm ayarlamalar yapılır.

Totem tabelalarda yaşanan en büyük sıkıntılardan birisi, vinç ile çalışma durumunda kalınmasıdır. Totem tabelaların yüzeyleri germe vniyl ile yapıldığı için darbelere karşı dikkatli olunmalıdır. Yukarıya kaldırılmış olan kasketin, boruya çarpmasını önlemek için gerekli tüm önlemleri almanız gerekir.

Genel olarak montaja gidilen yerlerden vinç teminine gidildiği için ve orada bu işi yapan vinç çalışanlarının, bu montaj işine yabancılıklarını da göz önüne alarak, olayı güzel bir şekilde vinç operatörüne anlatmak, olası aksaklıkların önüne geçecektir. Bir diğer husus ise, montaj esnasındaki hava durumudur, şayet hava montajımızı etkileyecek bir durumda rüzgârlı ise montajı aceleye getirmeden uygun zaman kollanmalıdır. 

http://www.grafikerler.net

Tabela ihtiyaçlarınızda güvenilir adres http://www.degradereklam.com  

Reklamlar